Bir parça kağıdın, hiçbir kesme veya yapıştırma işlemi görmeden sadece katlanarak sanata dönüşmesi, sabrın ve zarafetin en saf halidir. Bugün modern tasarımlarda ve Shopinsia’nın eşsiz küpelerinde gördüğümüz bu sanatın kökleri, binlerce yıl öncesine, kağıdın icat edildiği topraklara kadar uzanıyor. Peki, origaminin bu büyüleyici yolculuğu nasıl başladı?

Kağıdın İcadı ve İlk Katlamalar
Origaminin hikayesi, MS 105 yılında Çin’de kağıdın icat edilmesiyle başlar. İlk başlarda kağıt, oldukça nadir ve değerli bir malzeme olduğu için sadece dini törenlerde ve elit tabaka arasında kullanılıyordu. Kağıdı katlayarak semboller oluşturmak, o dönemde bir tür saygı ve zenginlik göstergesiydi.


Japonya’da Bir Disipline Dönüşme: “Ori” ve “Kami”
Origami, gerçek ruhunu Japonya’da buldu. Japonca’da “Ori” (katlamak) ve “Kami” (kağıt) kelimelerinin birleşmesiyle oluşan bu sanat, zamanla Japon kültürünün ayrılmaz bir parçası haline geldi.
Samuraylar: Birbirlerine şans getirmesi için “Noshi” adı verilen özel katlanmış kağıtlarla hediyeler verirlerdi.
Düğünler: Kağıttan yapılan kelebekler (Ocho ve Mecho), birlikteliği temsil etmesi için sake şişelerine takılırdı.
Modern Dönem ve Sanatsal Evrim
1900’lü yılların ortalarında Akira Yoshizawa gibi ustalar sayesinde origami, sadece çocukların yaptığı bir aktivite olmaktan çıkıp küresel bir sanat dalına dönüştü. Bugün bu kadim teknik; mimariden uzay teknolojilerine, modadan Shopinsia’nın modern ve şık takı tasarımlarına kadar her yerde karşımıza çıkıyor.
Shopinsia’da Gelenekselin Modern Yorumu
Biz Shopinsia olarak, bu binlerce yıllık geleneği Foça’daki atölyemizde yaşatıyoruz. Geleneksel katlama tekniklerini modern ve zamansız bir estetikle birleştirerek, “yavaş moda” (slow fashion) felsefesiyle her bir parçayı el emeğiyle şekillendiriyoruz. Sadece bir takı değil, geçmişin zarafetini taşıyan bir sanat eseri sunuyoruz.

